11.04.2013 - CRR Türk Müziği Konserine Giderken Karşılaştığım Engel

Sevgili Yakınlarım ve Dostlarım,

11 Nisan 2013 saat 20:00 de Cemal Reşit Rey Salonunda "CRR Türk Müziği Topluluğu Bahara Merhaba" konseri vardı ve ben de daha önceden konser biletimi almıştım. O bölgede bazı yolların trafiğe kapatıldığını işitmiştim. Daha doğrusu ben trafiğe kapatıldı şeklinde algılıyordum ama insanlara kapatılmış olabileceğini düşünemiyordum. Arabayla Taksim'den CRR Salonuna gitmek için iki seçeneğimiz var. Ya Harbiye istikametinde gider, Ordu Evi tarafına döner, Hilton Oteli köşesinde, ya da Nişantaşı'ından aşağı doğru inerken İtfaiyenin bulunduğu yola sapılır, salonun kapısı önünde araçtan inilir. Yollar trafiğe kapatıldığına göre, itfaiyenin oradan yokuşu çıkmaktansa, Hilton köşesinde inip düz ayak yürümeyi tercih ettim.

Yaşım 83, kalp damarlarımda 4 adet stent var, göğsümde kalp pili takılı (belgesini üzerimde taşıyorum), kasığımda femur başı avasküler nekroz denilen bir dert, belim hep kasılmış durumda olduğundan düz ayak ve en kısa mesafeyi seçmek zorumdayım. Buradan CRR istikametinde yürüyorum, sol tarafımda kalan önünden geçtiğim binada büyük bir canlılık var. O da ne! 100-150 metre kadar yürüdükten sonra Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu'nun bitiminde bir barikat var, 8-10 güvenlik görevlisi yolu kesiyor, geçmek yasak diyorlar. CRR'ye gidiyorum, işte biletim, konser başlamak üzere, yanıma bir kolcu koyarak götürebilirsiniz diyorum. Aldığımız emir böyle, kesinlikle bırakamayız diyorlar. Geri dönüp, Nişantaşı'ına doğru yürüyüp oradan aşağı inerek diğer giriş yerine nasıl ulaşabileceğimi anlatıyorlar. Yaptıkları işten onlar da memnun değiller. Her konuda bir takdir salâhiyeti vardır, bir üstünüzle görüşebilsem diyorum, bir olanak sunamıyorlar.

Birazda genç bir sivil koşarak geliyor. Polis geliyor diyorlar. Orada bekleyenlerin polis olmayan güvenlik görevlileri olduğunu anlıyorum. Efendi, kibar bir genç, yardımcı olmak istiyor, bana iskemle buluyorlar, bir görevli su ikram etmek istiyor. Görevli polis sizi bir araçla itfaiye tarafına götüreceğim, lütfen oturun diyor. Aslında ben yalnız değilim, başkaları da var. Görevlinin bahsettiği araç geliyor, araç tam teçhizatlı ekipli bir ambulans. Görevli yapabileceğim tek seçenek bu diyor. Devletin ambulansını işgal etmeyi hiç kendime yakıştıramıyorum, reddediyorum.

Tek çare geri yürümek. Madem bu engeli koyacaktınız, bari taksiden indiğimiz yere büyük bir yazı koysaydınız, orada ikaz etseydiniz, taksiden hiç inmeden diğer girişe gitseydik diyorum. Genç ve kibar sivil polisimiz bu düşüncemi yerinde buluyor ve benden önce Hilton köşesindeki kapıya koşuyor, biz oraya vardığımda bir taksi müşteri indiriyor, ama gideceğim mesafe kısa olduğu için beni kabul etmiyor.

Daha sonra bir taksi daha geliyor, bu defa benden önce sivil polis taksiye koşuyor, taksici kabul ediyor, sivil polis bana taksinin kapısını açıyor ve beni araca bindiriyor. Diğer giriş yerine yol alıyoruz, oradan da girip giremeyeceğimden emin değilim ama ya herrü ya merrü gidiyorum. Belediyeye bağlı bir salonda bir etkinlik düzenleniyor ama devlete bağlı görevliler girişi engelliyor diye düşünüyorum. İtfaiye girişine kadar ilerledikten sonra gene durduruluyoruz. Kibar bir görevli geliyor, CCR'ye konsere mi geldiniz diye soruyor, evet diyorum, şu koridordan gidebilirsiniz diyor. Bu durumdan dolayı konserin başlamasını biraz ertelediler diyor. Birçok tartışmaların ardından bu yokuşu çıkarken de göğsümde hafif bir ağrı başlıyor. Binaya giriyorum, salona girmek için gene hafif meyilli bir koridoru yürümem lâzım. Tabi ki konser başlamış. Bir hostes yan kapıdan beni salona alıyor, ilk koltuğa oturuyorum. Konseri dinlemeye başlıyorum ama göğsümdeki ağrı yarım saat kadar devam ediyor.

Konserde 11 enstrüman ve dördü kadın dördü erkek 8 solist ve aynı zamanda korist var. Hepsi ne yaptığını biliyor. Sanki görünmeyen bir şef onları yönetiyor, nüanslar yapıyorlar ve tüm nüansları tam bir beraberlik ve uyum içinde icra ediyorlar. Geleneksel, makamsal Türk müziğinin doğru icrasıyla, ciddiyetle en güzel sunumunu yapıyorlar. Benim aradığım işte bu diyorum. Bir işin gereği trafiğe kapatılan yollar, insanları memnun eden bazen de usandıran uygulamalar var. Örneğin Beşiktaş'taki Kadıköy vapur iskelesi. Bir bakıyorsunuz onlarca büyük polis araçları iskeleye giriş yolunu trafiğe kapatmış. Bir çok polis orada görevlendirilmiş. Kordonlar çekilmiş, hatta deniz kenarındaki kaldırım da yasaklanmış. Mesafe gene 100 metre gibi. Yaşlı, çocuklu ayrım yok. Vapurdan çıkanlar içim de aynı sorun var. Taksi giremiyor. Yaşlılar, çocuklular, hastalar bir araç bulmak için 100-200 metre yürümek zorunda kalıyor. Bu eziyetin geçerli bir nedeni var mı? Veya bir nedeni varsa, başka bir çözüm yolu yok mu diye düşünüyorum. Düşündürüyorum ama üzülüyorum. Dün akşamki maceramdan birkaç da resim ekledim. Biraz ferahlamak için sizlerle paylaşıyorum.

5 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 Oylama 5.00 (1 Oy)
comments